Singapur

7. GÜN 15 Ağustos Cuma 2014

Bugün yasaklar ülkesi Singapur’dayız.

İstanbul’un onda birinden biraz büyük bir ülke. Etrafında kendisine ait kırk kadar adası var. Uzak doğunun refah, zengin, modern ülkesi. 5,6 milyon nüfusa sahip.

Singapur dünyanın ikinci en büyük limanı.

Dünyanın finans merkezi.

Dünyanın en temiz, en güvenilir ülkelerinden.

1 Singapur doları 2,6 tl.

Uzun yıllar Malezya ve İngiliz kontrolü altında kaldıktan sonra, 1965’te bağımsızlığını elde etmiş bir şehir devlet.

Sokakta belirli çöp kutuları etrafı haricinde sigara içmek yasak. Tükürmek zaten yasak. Durak harici taksi durdurmak yasak. Duraklarda uzun taksi kuyrukları oluyor.

Çöp atmak yasak. Sakızı yere atmak yasak. Bir dönem sakız çiğnemek de yasakmış. Park yeri bildiremiyorsan araba almak yasak. Muhteşem güzel, temiz, düzenli ülkenin arkasındaki gerçek bu.

Park yerleri ve boş kontenjanları gösteren tabelalar hemen her büyük caddede var.

Geleneksel kurutma yöntemi:)

Ulusal Orkide Parkı

Gezimize neşeli, enerjik grubumuzla Ulusal Orkide Bahçesi’nden başlıyoruz.

1995 tarihinde açılmış. Envaiçeşit ve nadir bulunan orkideleri burada bulmak mümkün. Giriş 5 dolar.

VİP Orkideler bölümünde bazı ünlülerin isimleri verilen orkideler bulunuyor.

Şimdi de şehrin en güzel, en pahalı ve en meşhur caddesi Orchard’da ilerliyoruz. Ünlü oteller ve mağazalar ile dolu bir cadde.

1887 yılından beri hizmet veren Raffles Otelin İstanbul şubesi de 2014’te açıldı.

Otel görevlisinin kıyafeti enteresandı.

Marina Bölgesi
Modern mimari yapıda çok katlı gökdelenlerle dolu bir bölge.
Merlion Heykeli
Singapur’un simgesi Merlion; deniz aslanı demekmiş. Başı aslan, gövdesi balık şeklinde bir yaratık.

Marina Bay Sands Otel

Marina bölgesindeki canlılığın asıl nedeni bu meşhur otel. Resmi açılışını Şubat 2011’de yapan otel Moshe Safdie Architects tarafından tasarlanmış. İskambil kağıtlarından esinlenerek yapılmış üç gökdelenin üzerinde gemi şeklinde bir terası var. Otelin her bloğu kendi içinde iki parçadan oluşuyor. Parçalardan her biri 26 derece eğime sahip ve bu iki parça 23. katta birleşerek tek bir bina oluyor. 57. kattaki gemi şeklindeki seyir terasının adı “Skypark”. Terasta çok büyük, dünyanın en yüksekte bulunan sonsuzluk havuzu, restoran ve seyirlik alan bulunuyor.  Buraya çıkış ücretliymiş ama biz gece geldiğimizde skypark’a kolayca çıkabildik. Gece fotoğrafları az sonra:)

Otelin yan tarafında lotus çiçeği şeklindeki beyaz yapı Sanat Bilim Müzesi.

Çatısı dikenli şekilde görülen yan yana iki bina Esplanade isimli tiyatro binası. Durian isimli meyve görüntüsüne sahip.

Çin Mahallesi

Rengarenk cıvıl cıvıl bir mahallenin içindeyiz. Giyim, yiyecek, içicek, hediyelik eşya satan dükkanlar.

Singapur’da elektronik aletlerin çok ucuz olduğu bilgisi ile hayeller kurarak gelen sevgili eşim elektronik mağazasında kendini kaybetti.

Mağazalarda hep hanımlarını beklemekten şikayetçi olan beylere gelsin.

Bekleme sırası bize geldiğinde biz de üzerimize düşeni yapıyoruz.

Mustafa Center denen büyük bir alışveriş merkezi de var burada. Ancak genelde fiyatlar buradan almaya değecek kadar ucuz değil. Aradığını bulamadı Ali Vefa.

Otele uğrayıp akşam yemeğimizi de yedikten sonra gündüz az süre kalabildiğimiz Marina bölgesine grubumuzla gidiyoruz. Önce Clarke Quay bölgesinde bar ve restoranlar arasından geçiyoruz.

Ardından hedef Marina Bay Sands Hotel.

Muhteşem bir otel burası.

Otelin girişinde 3 metre yüksekliğinde dev saksılar bulunuyor. Her biri 1200 kilo  ağırlığındaymış.

Önce casinoda biraz oyalanıyoruz.

Seyir terasına çıkmak için bakınırken asansör önünde bir sıra görüyoruz. Görevliler sırayla ziyaretçileri asansöre bindirip yukarıya gönderiyorlar. Uygun kıyafetli olmak gerekiyor. Yani erkeklerin ayakkabılı olmaları, şortlu olmamaları gibi. Ve evet 57 kat katedip  müthiş manzaraya sahip seyir terasındayız. Sosyetenin içinde buluyoruz kendimizi. Buradan sonsuzluk havuzu da seyredilebiliyor.

Skypark’tan harika şehir manzarası

Geceyi otelimizde geçiriyoruz (Concorde Hotel).

8. Gün 16 Ağustos  Cumartesi 2014

Sabah Faber Dağı Parkı’na gidiyoruz. Sentosa adasına giden teleferiğe buradan bineceğiz. Gidiş-dönüş 29 Singapur doları.

Teleferik sırası beklerken etraftaki aktiviteler.

Mutluluk çanı

Sentosa Eğlence Adası

Görmeden dönmeyin.

Adada; Su Parkı, Universal Stüdyoları, Madam Tussauds Müzesi, İmage of Singapur Live Müzesi, Su Altı Dünyası, megazip gibi birçok aktivite bulunuyor.

Tiger Sky Kulesi

131 metre yüksekliğinde gözetleme kulesi

 İmages of Singapur Live Müzesi

Singapur tarihi ve günlük yaşamının balmumu heykeller de kullanılarak anlatıldığı bir müze.

Madam Tussauds’a giriyoruz.

Ada içinde bazı alanlarda ulaşım bu şirin pembe trenlerle sağlanıyor.

Universal Stüdyoları

Los Angeles’ta gittiğimiz için buraya giriş yapmıyoruz.

Su Altı Dünyası

Asya’daki en büyük tüp akvaryumlarından.

 

Çok hoş değil mi?

Merlion Heykeli

37 metre yüksekliğinde heykele çıkıp adayı bir de buradan seyrediyoruz.

Eğlence adasında iflay isimli bir yerde yer çekimsiz bir alanda insanlar uçuyordu. İmrenmedim değil ama vakit daralmıştı.

Gardens by the Bay

Marina Bay Sands otelinin arkasında dünyanın en güzel parklarından biri var. Asya’nın en yeşil ülkesi olmak hedefi ve bahçe içinde şehir temasıyla yapılan park 101 hektarlık bir alana kurulmuş.

Burada dikey tarım yapılıyormuş. Ağaçların üst kısımlarında yürüme yolları da var. İstenirse buraya çıkılabiliyor. Bu dikey ağaçlar gece ışıklandırılıyor.

Rehberimiz burada bir gösteri izleyeceğimizi o yüzden etraftaki ahşap oturma yerlerine uzanmamızı söyledi. Gökyüzüne bakar şekilde yattık. Arkasından müzik eşliğinde ışıklandırılmış bu ağaçların renkleri değişerek müthiş bir ışık gösterisi başladı. Rehberimizin bu sürprizini yattığımız yerden nefesimizi tutarak izledik. Yapmadan dönülmezlerin listesine alınmalı.

Ardından Marina Bay Sands’e gidiyoruz.

Gece Singapur Flyer (dönme dolap) görünümü.

Otelin önünde her gece yapılan harika bir ışık gösterisi (wonder full) izliyoruz.

Veda zamanı.

 

 

 

0

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir