Danimarka

8. GÜN: 8 TEMMUZ 2016 CUMA

Sabah 9:45’te Kopenhag Limanı’na varıyoruz. Otobüsümüze binip şehir turu için harekete geçiyoruz.

DANİMARKA

Kuzey ve Baltık Denizleri arasında bulunan İskandinav ülkesi. Beş buçuk milyon nüfusa sahip. Anayasal bir monarşiyle yönetiliyor. Grönland ve Faroe Adaları Danimarka’ya ait. İzlanda ise 1944’e kadar Danimarka’nın egemenliğinde kalmış.

Columbia University Earth Institue adlı kuruluşun 156 ülkede yaptığı üç yıl süren bir araştırmasına göre dünyanın en mutlu ülkesi.

KOPENHAG

Kopen: Tüccar Hang: Liman demek.

Danimarka’nın başkenti. Adalarının en büyüğü olan Sjaelland üzerine kurulmuş. Bir buçuk milyona yakın nüfusu vardır. Danca dili konuşuluyor.

En büyük yapılaşma hareketi IV. Christian zamanında yapılmış. (1577-1648)

Kanallarla süslü tablo gibi bir şehir.

Birçok cadde trafiğe kapalı. Rahat rahat gezintiye imkan sağlıyor.

Gezimize başlıyoruz.

Küçük Deniz Kızı Heykeli

Hans Christian Andersen’in eseri 1913’te Jacobsen’in isteği ile Edward Eriksen tarafından bronz heykel haline getirilmiş. Sanatçı model olarak eşini kullanmış. Masala göre deniz kızı babasının krallığında yaşarmış. En büyük isteği 15 yaşına geldiğinde denizlerin üstündeki yaşamı görmekmiş. O gün gelip su yüzüne çıktığında gördüğü bir prense aşık olur. Onunla birlikte olmak için sesinden feragat eder. Ayaklarına kavuşur. Ama sesini duyuramadığından sevgilisine bir türlü ulaşamaz. En sonunda bir köpüğe dönüşür. Evet 1,25 boyundaki son derece vasat bir heykel olan eser şehrin simgesi haline gelmiş. Ve herkes fotoğraf çekilmek için sıra bekliyor.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5753.JPG

Buranın hemen yakınında yıldız şeklinde bir park bulunuyor.

Gefion Çeşmesi

Gefion mitolojik bir karakter. Dört uyuşuk oğlu vardır. Bunları bir gecede dört öküze çevirir. Tarlasını sürer. Toprak havalanır. Düştüğü yerde Danimarka kurulur.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5777.JPG

Çeşmenin yan tarafında Alban Kilisesi bulunuyor.

Alban Kilisesi

İsveç’teki Belediye Binasında olduğu gibi burada da kilise içinde Türkçe tanıtım broşürü vardı. 1885 yılında İngilizce konuşan Hristiyanlar için yapılmış bir kilise.

Kilise İngiltere’nin ilk şehidi (M.S. 303) Aziz Alban’ın adını almıştır. Alban, İngiliz bir rahibi barındırarak yargılanmaktan koruyan Romalı bir askerdir. Alban bu rahibin öğretilerinden o kadar etkilenmiştir ki, takipteki askerler geldiğinde rahibin cübbesini giymiş ve kendini teslim etmiştir. Yargılanıp ölüme mahkum edildiğinde şunu ilan etmiştir: “Ben herşeyi yaratan tek ve gerçek Tanrıya iman ediyor ve tapıyorum”. Alban’ın inancı ve cesaretinden etkilenen rahip kendisi de teslim olmuş.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5789.JPG

Amalienborg Sarayı

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5802.JPG

1700lerde Rokoko tarzında yapılmış 4 binadan oluşuyor.

Ortadaki Kraliyet Meydanında V. Frederik’in at üstünde heykeli bulunuyor.

1794’deki Christianborg yangını sonrası Kraliyet ailesi buraya yerleşmiş. Kraliyet evi ve misafirhane olarak kullanılmakta.

Sarayda, saat 12’de Rosenborg Kalesi’nden gelip burada “değişim töreni” yapan Kraliyet Muhafızları bulunuyor. Biz de izleme fırsatı bulduk.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5833.JPG

Arkada, Kraliyet Meydanı’na bakan “Mermer Kilise” ya da “Frederik Kilisesi” bulunuyor.

Mermer Kilise

1749 yılında yapımına başlanmış. Yapı malzemesinden dolayı bu ad verilmiş. Kubbesi 31 metre ile Ayasofya ile aynı ölçüde. San Pietro Kilisesine benzetilerek yapılmış. Bir dönem mali nedenlerle yapımı durmuş. Kopenhag halkı için önemli bir kilise imiş.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5818.JPG

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5820.JPG

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5840.JPG

Sarayın Nyhavn limanı kıyısına doğrı çıkıyoruz. Karşı tarafta “Opera Binası”nı görüyoruz.

Bir vakıf tarafından Danimarka halkına bağışlanmıştır. Dünyanın en pahalı yapılmış operasıdır. Kırkbir bin metre kare alana sahiptir. Seyirci kapasitesi 1400’dür. 2005 yılında hizmete açılmış.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5797.JPG

Christiansborg Sarayı

1733 yılında yapımına başlanmış neo-barok tarzında bir bina.

Eskiden Kraliyet Sarayı iken bugün Parlamento Binası olarak kullanılıyor. Başbakanlık Ofisi ve Yüksek Mahkemeye ev sahipliği yapıyor.

Saray 106 metre uzunluğunda Kopenhag’ın en yüksek kulesine sahip.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5850.JPG

Kraliyet Kütüphanesi

Kopenhag Üniversitesi tarafından kullanılan ulusal bir kütüphanedir. Dünyanın en büyük kütüphanelerinden biridir.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5862.JPG

Kara Elmas (Black Diamond)

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5865.JPG

1999 yılında tamamlanan kütüphane Kraliyet Kütüphanesinin ek binası konumundadır. Kopenhag’daki tüm eski binalara inat harika modern yapısı ile onlarla yarışa girmiş bir binadır. Bina parlak siyah camları ile denizi ve gökyüzünü yansıtacak şekilde tasarlanmıştır.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5868.JPG

Binada kütüphaneye ek olarak Ulusal Fotoğraf Müzesi, kitapçı, cafe, restoran ve konser salonu bulunuyormuş.

Şehrin ünlü Stroget caddesine geliyoruz artık. Doğuda Kongens Nytory (Yeni Meydan) ile batıda Belediye Binasına kadar uzanan oldukça uzun, bir çok ünlü alış-veriş mağazasının da bulunduğu anacadde.

Christianborg Sarayının köşesindeki köprüden geçinde Storget’in Hojbro meydanında buluyoruz kendimizi. Ortada Leylek Çeşmesi var.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5892.JPG

Oldukça hareketli bir dünya burası. Girer girmez dans gösterisi yapan bir genç çiftle karşılaşıyoruz.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5895.JPG Onun az ilerisinde bir caz konserinin hazırlıkları yapılıyor.

Popüler oyuncak markası Lego bu ülkeye ait.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6162.JPG

Eski Market

Caritas Çeşmesi

1608’de yapılan Rönesans stili bir çeşmedir.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5903.JPG

Eski marketin 100 metre ötesinde yeni market var. Buraya cephesi olan max burgere sık sık uğradık.

Kutsal Ruh Kilisesi (Helligandskirken) D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5939.JPG

Bu arada caz konseri başladı.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5914.JPG

Müthiş bir gruptu. Kadın ağzıyla aletsiz trompet çalıyordu. Onlar müzik yaparken bir çok kişi de dans etti.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5917.JPG

Seyirci yaş ortalamasını bir hayli düşürdük

Storget’ten Kopmagergade caddesine sapıyoruz.

The Round Tower (Rundetaarn)

En popüler yapılardan biridir. 1642’de yapılmış. Üniversite gökbilimcileri yapının tepesindeki gözlemevinde, yıldız ve gezegenleri inceliyor. Ziyaretçiler de bu eski sistem rasathaneden gökyüzüne veya şehre bakabiliyorlar.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5930.JPG

Her yerde bir faaliyet. Her yerde dans. Ne kadar güzel.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5936.JPG

Sıra Nyhavn (Yeni liman) ve kanallarını gezmeye geldi.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5945.JPG

1671 yılında yapılmış. 300 metre uzunluğunda bir kanaldan oluşuyor. Önceleri ticaret amacı ile yapılan liman şimdilerde rengarenk evleri, altındaki cafe barları ve kanal turları ile turistik bir mekan kimliğine bürünmüş. Liman yapıldığı sıradaki vali Hollandalı hayranı imiş. Bu nedenle evler Hollanda evlerine benziyor.

Danimarkanın ünlülerinden Andersen bu caddede 20 numaralı evde yaşamış.

Saat 23 gibi otele dönmek isterken Belediye Sarayı Meydanının önünde 10 numaralı otobüse bakınıyorduk. İnşaat vardı güzergahı değişmiş. Bu arada önümüzde bir taksi durup yolcu indirdi. Vefa da şoföre otobüsle ilgili ingilizce soru sorarken şoför şöyle bir baktı. “Abi siz Türk müsünüz?” dedi. Ve bizi taksisine aldı. Yolda başladı bir sohbet. Daha önce bahsettiğim, rehberimizin anlattığı İsveç’teki Kulalı göçmenlerin olayını o da teyid etti. Otuzlu yaşlarındaki şoför, çocukluğundan beri burada yaşadığını söyledi. Eskiden buraları daha güzeldi dedi. Danimarkalıların kanunlara uyduğunu, problem çıkaranların –bir kısmı da müslüman olmak üzere- göçmenler olduğunu, var olan mahkeme davalarının hep bu tiplere ait olduğunu söyledi. Önceleri işsizlik maaşı 7 sene verilirmiş. Gerçi tembelliği ve kaytarmayı bilmeyen Danimarkalılar herhalde hiç 7 sene çalışmadan durmamışlardır. Sonra bu göçmenler işsizken yasak olduğu halde beyansız olarak işe girip çift maaş almaya başlamışlar. Yetkililer durumu farkedince işsizlik maaşı şartlarında düzenlemeye gitmişler.

Tivoli Bahçeleri

Belediye Binasının yakınlarında bulunan Tivoli bahçeleri 1843 yılından beri hizmet veriyor. Büyük bir lunapark ve çok sayıda restoranı bulunuyor. Bol çiçek ve aydınlatma ile bezenmiş bir park. Bizim fırsatımız olup giremedik. Ama herkesin tavsiye ettiği bir yer.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6042.JPG

Belediye Sarayı (City Hall, Kobenhavns Radhus, Radhuspladsen)

Ulusal romantik tarzda Nyrop tarafından 1905’de yapılmış bir bina. Kopenhag Belediye Başkanı ve Belediye Meclisi’nin merkez binası.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6052.JPG

Bir saat kulesi ve Jens Olsen’s Dünya Saati var. Saat binanın içindeymiş. Biz görmedik.

https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/8/8a/Jens_Olsens_front.jpg/250px-Jens_Olsens_front.jpg Wikipedia’dan alıntı

Yine Belediye Sarayı Meydanında, hava durumunu gösteren kadın heykelin bulunduğu şirin bir kule vardı.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6046.JPG

Kadın yarı içerde yarı dışarda ise hava parçalı bulutlu imiş.

9. GÜN: 9 TEMMUZ 2016 CUMARTESİ

Bugün ekstra şatolar turu vardı. Onun yerine gruptan birkaç kişiyle Malmö’ye (İsveç) gitmeye karar verdik.

Şehre inip santral istasyona gittik. Makinalardan bilet aldıktan sonra ülke değiştireceğimiz için pasaport kontrolüne gittik.

http://static-v3.raileurope-world.com/local/cache-gd2/49d1707fa85979b58bb4a4c432c18cad.png

Kopenhag’ın doğusunda ve karşısında bulunan Malmö ile arasındaki boğazın üstüne 2000 yılında Öresund Köprüsü yapılmış. Köprünün açılışını İsveç kralı XVI. Carl Gustaf ve Danimarka kraliçesi Margrethe yapmış. Köprü yaklaşık 7500 metre. Bu köprüden tren yolu ile geçerken bir yerde ulaşım deniz altından tünelle devam ediyor. Köprü üstünden motorlu araç trafiği de sağlanıyor. Köprünün bir kısmı da asma köprü özelliğinde.

Malmö

Malmö 1658’e kadar Danimarka’ya aitmiş. Nüfusu 350000. İsveç’in üçüncü büyük şehri.

Trenden indikten sonra şehirde ilerlerken karşımıza ilk çıkan meyan burası.

Stortorget (Büyük Meydan)

Belediye Sarayı ve başka Devlet binaları bu meydanda bulunuyor.

Meydanın ortasında V. Carl Gustav’ın at üstünde heykeli var.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5970.JPG

Buraya yakın bir kiliseye gidiyoruz.

St. Petri Church

Şehrin en eski tuğla yapısı. 1380’de tamamlanmış. Haç şeklinde yapılmış.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5977.JPG

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5982.JPG

Tekrar Büyük Meydandan geçerken 1800’lerden kalma Lejonet Eczanesini görüyoruz. Bina üzerinde ilginç figürler var.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6036.JPG

Buradan Lilla Tong (Küçük Meydan)’a çıkıyoruz. Şehrin en hareketli yeri burası. Burada bir kahve molası veriyoruz.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6007.JPG

Södergatan

Şehrin en işlek, en güzel caddesi. Sağlı sollu büyük mağazalar yer alıyor.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_5992.JPG

Gustov Adolfs Meydanı

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6016.JPG

Kanal üzerinde bir köprüden geçerken kenarlarda granit tabaka üstüne sanatçılarının ayakkabılarını sembolize ederek yapmışlar.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6017.JPG

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6024.JPG

14:53 treni ile bu şirin şehre veda edip Kopenhag’a dönüyoruz.

Bugün Yeni kanalın karşı kıyılarını keşfe hazırız.

Belediye Meydanının önünden geçen Andersen caddesinde Tivoli’nin yanında, bira yapımı ile uğraşan Carl Jacobsen (1842-1914) tarafından 1888’de kurulmuş sanat müzesi Ny Carlsberg Glyptotek’i görüyor ve fotoğrafını çekiyoruz. Mimarisi çarpıcı olan müzenin “antik” ve “modern sanat” olmak üzere iki ana bölümü var. Mısır, Yunan ve Roma bölümleri bulunuyormuş.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6064.JPG

Caddenin devamında kanalın karşısına Langebro Köprüsünden geçiyoruz. Geçişimiz sırasında alttan geçecek olan yüksek bir tekne nedeni ile köprü açılıyor. Bekliyor ve köprü kapanınca yolumuza devam ediyoruz.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6070.JPG

Eski Liman (Christianshavn) bölgesindeyiz. Burası artist, sanatçı, iş adamları ve daha bohem kesimin tercih ettiği bir bölge imiş. Şehir merkezine biraz uzak kalıyor tabi. Şehir gürültüsünden uzak diyeceğim ama şehirde gürültü yok ki.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6076.JPG

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6143.JPG

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6078.JPG

Eski liman bölgesinde de rengarenk evler var.

Vor Frelsers Kirke (Our Saviour’s Church, Kurtarıcı Kilisesi)

Kilise 1680 yılında yapılmış.

Dıştan sarmallı kulesi oldukça ilginç ve estetik. Kule 90 metre yüksekliğinde ve 400 basamaktan oluşuyor. En tepede çapı 2,5 metre.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6151.JPG

Bizim içi geçmiş çocuklar kuleye çıkmıyor. Vefa’nın yükseklik korkusu olmasına rağmen ben çıkınca cesaretlenip çıkıyor. Çıktıktan sonra biraz uyum problemi yaşayıp kule balkonunun duvarlarına yapışıyor. Ama yalnız değil. Birkaç kişi daha aynı durumda. Geçişe engel oluyorlar. Neyse çabuk atlatıyor Vefacım.

Yorgunluk cabası. Az değil 400 basamak!

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6113.JPG

Tabii değiyor bunca eziyete.

Yeni liman ve eski liman tarafı aynı karede.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6107.JPG

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6110.JPG

Kiliseden sonra artık çok merak ettiğimiz alana geliyoruz.

Christiania

Özgür Christiania olarak da anılan, hippiler tarafından özerkliklerini ilan ederek kurdukları, 34 hektarlık bölge.

1971’de bir grup hippi, kapatılan NATO üssüne el koyuyor. Devlet de üstesinden gelemeyince razı oluyor. Yaklaşık bin kadar insan burada kommün hayat sürüyor. Uyuşturucu kullanımı ve satışı serbest.

Bölgeye girişte kısa bir alanda fotoğraf çekilebiliyor. Ancak giriş yazısından sonra yasak.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6125.JPG

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6134.JPG

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6136.JPG

İçeride öncelikle çoğu genç olan birçok turist var. Hatta bazıları turist mi buranın sakini mi karıştırılabiliyorsunuz. Uyuşturucu, yiyecek satılan yerler var. Birçok sokakta müzik yapılıyor. Seyirciler de kendinden geçmiş (uyuşturucu mu aldılar yoksa) onları dinliyor. Tipik hippi giyimli insanlar seyircilerden rahatsız olmadan hayat akışlarını sürdürüyorlar. Duvarlar yazılarla süslenmiş çoğu yerde. Yerleşim alanları bir göl kıyısında. Minimalist, şirin, sıcak eşyalarla döşenmiş çardakları var. Sanki hippilerin hayatını anlatan bir film seti gibi. Çok ilginç bir deneyim. Mutlaka gidilmeli.

Bir de bir şey dikkatimi çekti. Bölgeden çıktığınız anda etrafta iyi giyimli, kalbur üstü tabakaya ait insanlar sakin yaşantılarına devam ediyor. Burası entelektüel ve zengin kesimin yaşadığı Eski Liman’a komşu. Ama hippilerin kendi sınırlarını aşan taşkınlıkları olmuyor herhalde. Bizde olsa ortalıkta keş gibi dolanırlardı herhalde diye düşünmeden edemiyorum. İçim mi fesat bilemiyorum.

Yine Storget’e geliyoruz. Bu garip, çılgın araçla karşılaşıyoruz. İçindekilerin keyfine diyecek yok. Bir taraftan biralarını içip bir taraftan dura kalka caddede gezinip duruyorlar.

D:\2016-04-24-Ayla\album-2016\2016-07-01-iskandinavya\2016-07-08-kopenhag\IMG_6158.JPG

Şehirde akşam yemeğimizi yiyor ve otelimize hareket ediyoruz. Ertesi sabah dönüş yolundayız.

Bir rüyanın daha sonuna geldik.

Bir sonraki macerada görüşmek üzere…

0

2 thoughts on “Danimarka

  1. Hülya Uğur says:

    Ayla’cığım tebrikler çok güzel bir şey yapmışsınız, biz de gittik buralara ama bazı yerleri resimlere bakınca tekrar hatırladım. Ellerinize sağlık, işte hizmet budur. Allah devamını getirsin Yen’i gezilerle 😊🙋😊👍🏼👏🏼👏🏼

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir